Hadisler
26 hadis bulundu
خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لِأَهْلِي
Hayırlınız, ailesine hayırlı olandır. Ben de aileme karşı en hayırlınızım.
أَلَا كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ
Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz.
مَنْ قَتَلَ عَبْدَهُ قَتَلْنَاهُ وَمَنْ جَدَعَ عَبْدَهُ جَدَعْنَاهُ
Kim kölesini öldürürse, biz de onu öldürürüz. Kim kölesinin bir organını keserse, biz de onunkini keseriz.
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ
Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin.
أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ
İnsanlar 'La ilahe illallah' deyip Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik edinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum.
اتَّقُوا اللَّهَ فِي النِّسَاءِ فَإِنَّهُنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ
Kadınlar hakkında Allah'tan korkun. Çünkü onlar sizin yanınızda birer emanettir.
الرَّجُلُ إِذَا خَافَ مِنِ امْرَأَتِهِ نُشُوزًا ضَرَبَهَا
(Nisa 34 bağlamında) Erkek karısının itaatsizliğinden korkarsa, onu dövebilir.
مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ
Dinini değiştireni öldürün.
النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي، فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي
Evlilik benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir.
إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ نِصْفَ الدِّينِ، فَلْيَتَّقِ اللَّهَ فِي النِّصْفِ الْبَاقِي
Bir kimse evlendiğinde dininin yarısını tamamlamış olur. Kalan yarısında Allah'tan sakınsın.
تُنْكَحُ الْمَرْأَةُ لِأَرْبَعٍ: لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا، فَاظْفَرْ بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ
Kadın dört şey için nikahlanır: malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanı seç ki hayır bulasın.
إِنَّ الْمَرْأَةَ تُقْبِلُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ وَتُدْبِرُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ، فَإِذَا أَبْصَرَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً فَلْيَأْتِ أَهْلَهُ
Kadın şeytan suretinde gelir ve şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadından hoşlanırsa hemen eşine gitsin.
يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ، مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ، فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ
Ey gençler! İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan korur ve iffetli olmayı sağlar.
إِنَّ أَحَبَّ نِكَاحِكُمْ إِلَى اللَّهِ أَيْسَرُهُ
Allah katında nikahların en sevimlisi en kolay olanıdır.
إِذَا خَطَبَ إِلَيْكُمْ مَنْ تَرْضَوْنَ دِينَهُ وَخُلُقَهُ فَزَوِّجُوهُ، إِلَّا تَفْعَلُوا تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْأَرْضِ وَفَسَادٌ عَرِيضٌ
Dininden ve ahlakından hoşnut olduğunuz bir kimse size talip olursa onu evlendirin. Bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat olur.
مَا نَهَيْتُكُمْ عَنْهُ فَاجْتَنِبُوهُ، وَمَا أَمَرْتُكُمْ بِهِ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ
Size yasakladıklarımdan kaçının, emrettiklerimi de gücünüz yettiğince yerine getirin.
أَنَا وَكَافِلُ الْيَتِيمِ فِي الْجَنَّةِ هَكَذَا، وَقَالَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz, diyerek işaret ve orta parmağını gösterdi.
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
Müminlerin imanca en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına hayırlı olandır.
الْمُؤْمِنُونَ عِنْدَ شُرُوطِهِمْ
Müminler şartlarına bağlıdırlar (verdikleri sözü tutarlar).
لِلْحَالِفِ عَلَى نِيَّتِهِ
Yemin edenin niyeti esastır.
إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الرَّفْقَ فِي الْأَمْرِ كُلِّهِ
Allah yumuşak davranmayı sever ve yumuşaklığa vermediğini sertliğe vermez.
التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الْأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ
Doğru ve güvenilir tüccar, nebiler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.
الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا، فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا
Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkça muhayyerdir. Doğru söyler ve ayıbı açıklarlarsa alışverişleri bereketlenir.
لَا يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ، وَلَا تَنَاجَشُوا
Biriniz diğerinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın ve malını suni fiyat artışı ile satmaya çalışmasın.
إِنَّ الْبَيْعَ يَحْضُرُهُ الْحَلِفُ وَاللَّغْوُ فَشُوبُوهُ بِالصَّدَقَةِ
Alışverişte yemin ve boş söz bulunur. Onu sadaka ile karıştırın.
مَنِ اسْتَأْجَرَ أَجِيرًا فَلْيُعْلِمْهُ أَجْرَهُ
Bir işçi kiralayan, ücretini ona bildirsin.