Hadisler

90 hadis bulundu

BuhariTam Uyumlu

الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً، فَأَفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ

İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'La ilahe illallah' sözü, en aşağısı ise yoldaki eziyet veren şeyi kaldırmaktır.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 8
MüslimTam Uyumlu

بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ، وَحَجِّ الْبَيْتِ

İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucu tutmak ve Kabe'yi haccetmek.

Ömer bin Hattab·Sahih·Sahih-i Müslim, 8
BuhariUyumlu / Açıklayıcı

لَوْ أَنَّ لِابْنِ آدَمَ وَادِيًا مِنْ ذَهَبٍ، لَابْتَغَى إِلَيْهِ ثَانِيًا، وَلَوْ أَنَّ لَهُ وَادِيًا، لَابْتَغَى إِلَيْهِ ثَالِثًا، وَلَا يَمْلَأُ جَوْفَ ابْنِ آدَمَ إِلَّا التُّرَابُ

Ademoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir tane daha ister. Onun ağzını ancak toprak doldurur. Allah tevbe edenin tevbesini kabul eder.

İbn Abbas·Sahih·Sahih-i Buhari, 4590
TirmiziNötr / Müstakil

يُجَاءُ بِالرَّجُلِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيُلْقَى فِي النَّارِ فَتَنْدَلِقُ أَقْتَابُهُ فِي النَّارِ فَيَدُورُ كَمَا يَدُورُ الْحِمَارُ بِرَحَاهُ

Kıyamet günü bir adam getirilip cehenneme atılır. Bağırsakları dışarı çıkar ve değirmen taşına bağlı eşek gibi döner durur.

Enes bin Malik·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 2425
BuhariTam Uyumlu

لَمَّا قَضَى اللَّهُ الْخَلْقَ، كَتَبَ فِي كِتَابِهِ فَهُوَ عِنْدَهُ فَوْقَ الْعَرْشِ: إِنَّ رَحْمَتِي سَبَقَتْ غَضَبِي

Allah yaratmayı bitirince, katında arşın üzerinde bir kitaba yazdı: 'Şüphesiz rahmetim gazabımı geçmiştir.'

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 7400
Buhari

إِذَا أَكَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَأْكُلْ بِيَمِينِهِ، وَلْيَشْرَبْ بِيَمِينِهِ، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَأْكُلُ بِشِمَالِهِ وَيَشْرَبُ بِشِمَالِهِ

Biriniz yemek yediğinde sağ eliyle yesin, içtiğinde sağ eliyle içsin. Çünkü şeytan sol eliyle yer ve sol eliyle içer.

İbn Ömer·Sahih·Sahih-i Buhari, 352
Ebu DavudUyumlu / Açıklayıcı

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ

Peygamber (sav) bir müd (ortalama 0.5 litre) su ile abdest alır, bir sa' (yaklaşık 2-3 litre) su ile guslederdi.

Aişe·Sahih·Sünen-i Ebu Davud, 35
Müslim

إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَلاَ تَأْتُوهَا وَأَنْتُمْ تَسْعَوْنَ، وَأْتُوهَا وَعَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ، فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا

Namaz için kamet getirildiğinde koşarak değil, vakarla ve sükunetle gelin. Yetiştiğinizi kılın, yetişemediğinizi tamamlayın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 531
Buhari

إِنَّ الْمُؤْمِنَ لَيُدْرِكُ بِحُسْنِ خُلُقِهِ دَرَجَةَ الصَّائِمِ الْقَائِمِ

Mümin, güzel ahlakıyla, gece namazı kılıp gündüz oruç tutanların derecesine ulaşır.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 295
MüslimUyumlu / Açıklayıcı

مَا مِنْ صَاحِبِ إِبِلٍ وَلاَ بَقَرٍ وَلاَ غَنَمٍ لاَ يُؤَدِّي زَكَاتَهَا إِلاَّ جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْظَمَ مَا كَانَتْ

Deve, sığır ve koyun sahibi olup da zekatını vermeyen herkes, kıyamet gününde bu hayvanlar en büyük halleriyle karşısına çıkar.

Cabir·Sahih·Sahih-i Müslim, 987
BuhariTam Uyumlu

إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَمِّمَ صَالِحَ الْأَخْلَاقِ

Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 6018
BuhariTam Uyumlu

لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe (gerçekten) iman etmiş olmaz.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 6035
MüslimTam Uyumlu

لَا تَحَاسَدُوا وَلَا تَنَاجَشُوا وَلَا تَبَاغَضُوا وَلَا تَدَابَرُوا وَلَا يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا

Birbirinize haset etmeyin, karaborsacılık yapmayın, birbirinize buğz etmeyin, sırt çevirmeyin, ey Allah'ın kulları kardeş olun.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2564
Buhari

الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ، وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ

Mümin, insanları elinden ve dilinden emin olan kimsedir. Mümin, Allah'ın yasakladıklarından uzak duran kimsedir.

Abdullah bin Amr·Sahih·Sahih-i Buhari, 6417
TirmiziUyumlu / Açıklayıcı

تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ صَدَقَةٌ

Kardeşinin yüzüne gülümsemen sadakadır.

Ebu Zer·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 1987
BuhariTam Uyumlu

خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لِأَهْلِي

Hayırlınız, ailesine hayırlı olandır. Ben de aileme karşı en hayırlınızım.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 5095
BuhariTam Uyumlu

أَلَا كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ

Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz.

İbn Ömer·Sahih·Sahih-i Buhari, 2657
Ebu DavudBağlamsal İnceleme Gerektirir

مَنْ قَتَلَ عَبْدَهُ قَتَلْنَاهُ وَمَنْ جَدَعَ عَبْدَهُ جَدَعْنَاهُ

Kim kölesini öldürürse, biz de onu öldürürüz. Kim kölesinin bir organını keserse, biz de onunkini keseriz.

Semure·Sahih·Sünen-i Ebu Davud, 4519
MüslimNötr / Müstakil

مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ

Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 1731
BuhariBağlamsal İnceleme Gerektirir

أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ

İnsanlar 'La ilahe illallah' deyip Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik edinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 3012
BuhariBağlamsal İnceleme Gerektirir

خُلِقَ الْإِنْسَانُ عَلَى صُورَةِ الرَّحْمَنِ

İnsan, Rahman'ın sureti üzere yaratılmıştır.

İbn Mes'ud·Sahih·Sahih-i Buhari, 3195
BuhariNötr / Müstakil

إِذَا وَقَعَ الذُّبَابُ فِي شَرَابِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْمِسْهُ ثُمَّ لِيَنْزِعْهُ، فَإِنَّ فِي أَحَدِ جَنَاحَيْهِ دَاءً وَفِي الْآخَرِ شِفَاءً

Birinizin içeceğine sinek düşerse, onu iyice batırıp sonra çıkarsın. Çünkü kanatlarından birinde hastalık, diğerinde şifa vardır.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 5688
BuhariBağlamsal İnceleme Gerektirir

كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُسْحَرُ حَتَّى يُخَيَّلَ إِلَيْهِ أَنَّهُ يَفْعَلُ الشَّيْءَ وَمَا يَفْعَلُهُ

Peygamber (sav) sihirlenmişti, öyle ki bir şey yaptığını zannederdi, halbuki yapmamış olurdu.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 3624
Buhari

إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ نِصْفَ الدِّينِ فَلْيَتَّقِ اللَّهَ فِي النِّصْفِ الْبَاقِي

Kim evlenirse dininin yarısını tamamlamış olur. Kalan yarısında Allah'tan sakınsın.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 233
Müslim

إِنَّ فِي الْجَنَّةِ لَشَجَرَةً يَسِيرُ الرَّاكِبُ فِي ظِلِّهَا مِائَةَ عَامٍ

Cennette öyle bir ağaç vardır ki, binicisi onun gölgesinde yüz yıl yürür (yine de gölgesi bitmez).

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2840
Müslim

كَانَ خُلُقُهُ الْقُرْآنَ

Onun ahlakı Kur'an'dı.

Aişe·Sahih·Sahih-i Müslim, 2326
BuhariTam Uyumlu

مَا ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ شَيْئًا قَطُّ بِيَدِهِ، وَلَا امْرَأَةً وَلَا خَادِمًا

Peygamber (sav) eliyle hiçbir şeye vurmamıştır: ne bir kadına ne de bir hizmetçiye.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 3568
Buhari

بُعِثْتُ أَنَا وَالسَّاعَةُ كَهَاتَيْنِ

Ben ve kıyamet şu iki parmak gibiyiz (birbirine yakın).

Sehl bin Sa'd·Sahih·Sahih-i Buhari, 3355
Buhari

اللَّهُمَّ لَا عَيْشَ إِلَّا عَيْشُ الْآخِرَةِ فَاغْفِرْ لِلْأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَةِ

Allah'ım, gerçek hayat ahiret hayatıdır. Ensar ve muhacirlere mağfiret eyle.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 4044
Müslim

إِنَّ فِي أُمَّتِي لَرِجَالًا يُوحَى إِلَيْهِمْ وَإِنَّ مِنْهُمْ عُمَرَ

Ümmetim içinde kendilerine ilham olunan kimseler vardır. Onlardan biri de Ömer'dir.

Cündeb·Sahih·Sahih-i Müslim, 2316
MüslimTam Uyumlu

اتَّقُوا اللَّهَ فِي النِّسَاءِ فَإِنَّهُنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ

Kadınlar hakkında Allah'tan korkun. Çünkü onlar sizin yanınızda birer emanettir.

Cabir·Sahih·Sahih-i Müslim, 1218
BuhariYüksek Tenakuz

الرَّجُلُ إِذَا خَافَ مِنِ امْرَأَتِهِ نُشُوزًا ضَرَبَهَا

(Nisa 34 bağlamında) Erkek karısının itaatsizliğinden korkarsa, onu dövebilir.

İbn Abbas·Sahih·Sahih-i Buhari, 4530
BuhariYüksek Tenakuz

سُحِرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى كَانَ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ أَنَّهُ يَأْتِي النِّسَاءَ وَلَا يَأْتِيهِنَّ

Peygamber (sav) büyülenmişti, öyle ki kadınlarına yaklaştığını zanneder, halbuki yaklaşmamış olurdu.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 5765
BuhariNötr / Müstakil

أَنَّ نَاسًا مِنْ عُرَيْنَةَ قَدِمُوا الْمَدِينَةَ فَاجْتَوَوْهَا فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ خَرَجْتُمْ إِلَى ذَوْدِنَا فَشَرِبْتُمْ مِنْ أَلْبَانِهَا وَأَبْوَالِهَا

Urene kabilesinden bir grup Medine'ye geldi ve havasından rahatsızlandı. Peygamber (sav) onlara: 'Develerimizin yanına gidin, sütlerinden ve idrarlarından için.' buyurdu.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 233
BuhariYüksek Tenakuz

مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ

Dinini değiştireni öldürün.

İkrime·Sahih·Sahih-i Buhari, 3017
İbn Mace

النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي، فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي

Evlilik benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir.

Aişe·Sahih·Sünen-i İbn Mace, 1846
Buhari

إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ نِصْفَ الدِّينِ، فَلْيَتَّقِ اللَّهَ فِي النِّصْفِ الْبَاقِي

Bir kimse evlendiğinde dininin yarısını tamamlamış olur. Kalan yarısında Allah'tan sakınsın.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 5066
Müslim

تُنْكَحُ الْمَرْأَةُ لِأَرْبَعٍ: لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا، فَاظْفَرْ بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ

Kadın dört şey için nikahlanır: malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanı seç ki hayır bulasın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 1466
Ebu Davud

إِنَّ الْمَرْأَةَ تُقْبِلُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ وَتُدْبِرُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ، فَإِذَا أَبْصَرَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً فَلْيَأْتِ أَهْلَهُ

Kadın şeytan suretinde gelir ve şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadından hoşlanırsa hemen eşine gitsin.

Ebu Hureyre·Hasen·Sünen-i Ebu Davud, 2046
Buhari

يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ، مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ، فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ

Ey gençler! İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan korur ve iffetli olmayı sağlar.

Abdullah bin Mes'ud·Sahih·Sahih-i Buhari, 7382
Müslim

إِنَّ أَحَبَّ نِكَاحِكُمْ إِلَى اللَّهِ أَيْسَرُهُ

Allah katında nikahların en sevimlisi en kolay olanıdır.

Cabir·Sahih·Sahih-i Müslim, 1440
Tirmizi

إِذَا خَطَبَ إِلَيْكُمْ مَنْ تَرْضَوْنَ دِينَهُ وَخُلُقَهُ فَزَوِّجُوهُ، إِلَّا تَفْعَلُوا تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْأَرْضِ وَفَسَادٌ عَرِيضٌ

Dininden ve ahlakından hoşnut olduğunuz bir kimse size talip olursa onu evlendirin. Bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat olur.

Ebu Hureyre·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 1086
Nesai

مَا نَهَيْتُكُمْ عَنْهُ فَاجْتَنِبُوهُ، وَمَا أَمَرْتُكُمْ بِهِ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ

Size yasakladıklarımdan kaçının, emrettiklerimi de gücünüz yettiğince yerine getirin.

Enes·Sahih·Sünen-i Nesai, 3212
Buhari

أَنَا وَكَافِلُ الْيَتِيمِ فِي الْجَنَّةِ هَكَذَا، وَقَالَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى

Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz, diyerek işaret ve orta parmağını gösterdi.

Sehl bin Sa'd·Sahih·Sahih-i Buhari, 5092
Müslim

أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ

Müminlerin imanca en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına hayırlı olandır.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2564
Müslim

الْقِسْطَاطُ فِي الْأَرْضِ قِسْطَاسٌ مِنَ الْجَنَّةِ

Yeryüzünde adalet, cennetten bir terazidir.

Abdullah bin Amr·Sahih·Sahih-i Müslim, 1829
Buhari

انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا

Kardeşine ister zalim olsun ister mazlum olsun yardım et.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 2449
Tirmizi

الْمُؤْمِنُونَ عِنْدَ شُرُوطِهِمْ

Müminler şartlarına bağlıdırlar (verdikleri sözü tutarlar).

Ebu Said·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 1323
İbn Mace

لِلْحَالِفِ عَلَى نِيَّتِهِ

Yemin edenin niyeti esastır.

İbn Ömer·Sahih·Sünen-i İbn Mace, 2355
Ebu Davud

إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الرَّفْقَ فِي الْأَمْرِ كُلِّهِ

Allah yumuşak davranmayı sever ve yumuşaklığa vermediğini sertliğe vermez.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i Ebu Davud, 3580
Buhari

الرَّاحِمُونَ يَرْحَمُهُمُ الرَّحْمَنُ، ارْحَمُوا مَنْ فِي الْأَرْضِ يَرْحَمْكُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ

Merhamet edenlere Rahman merhamet eder. Yerdekilere merhamet edin ki gökyüzündeki size merhamet etsin.

Esma bint Ebi Bekir·Sahih·Sahih-i Buhari, 5995
Müslim

مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ، وَمَا زَادَ اللَّهُ عَبْدًا بِعَفْوٍ إِلَّا عِزًّا

Sadaka malı eksiltmez. Allah affeden bir kulun ancak izzetini artırır.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2592
Buhari

الْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا

Mümin, müminin kardeşidir; bir binanın tuğlaları gibi birbirini destekler.

Ebu Musa·Sahih·Sahih-i Buhari, 6026
Tirmizi

لَا يَشْكُرُ اللَّهَ مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ

İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i Tirmizi, 1922
Buhari

إِنَّ الرِّفْقَ لَا يَكُونُ فِي شَيْءٍ إِلَّا زَانَهُ، وَلَا يُنْزَعُ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا شَانَهُ

Yumuşaklık (merhamet) bir şeyde varsa onu güzelleştirir, bir şeyden çıkarsa onu çirkinleştirir.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 6030
Buhari

كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ يُضَاعَفُ، الْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ، قَالَ اللَّهُ: إِلَّا الصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِي

Ademoğlunun her ameli kat kat karşılık görür. Bir iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar artırılır. Allah: 'Oruç müstesna, çünkü o benim içindir' buyurdu.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 1894
Müslim

لَا يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ

İnsanlar iftarı acele yaptıkları sürece hayır üzeredirler.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 1079
Buhari

كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَصُومُ حَتَّى نَقُولَ: لَا يُفْطِرُ، وَيُفْطِرُ حَتَّى نَقُولَ: لَا يَصُومُ

Peygamber (sav) öyle oruç tutardı ki hiç iftar etmeyecek sanırdık; öyle iftar ederdi ki hiç oruç tutmayacak sanırdık.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 1120
İbn Mace

مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ

Yalan sözü ve yalanla iş yapmayı terk etmeyenin yemesini içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i İbn Mace, 1690
Nesai

كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَجْتَهِدُ فِي الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مَا لَا يَجْتَهِدُ فِي غَيْرِهَا

Peygamber (sav) Ramazan'ın son on gecesinde diğer günlerde göstermediği bir gayret gösterirdi.

Aişe·Sahih·Sünen-i Nesai, 1610
Müslim

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيُكْرِمْ جَارَهُ

Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikram etsin.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 47
Buhari

لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ لَا يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ

Komşusu kendisinin kötülüklerinden emin olmayan kimse cennete giremez.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 6015
Müslim

لَا تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا، وَلَا تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا، أَفَلَا أُخْبِرُكُمْ بِشَيْءٍ إِذَا فَعَلْتُمُوهُ تَحَابَبْتُمْ؟ أَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız. Size yapınca birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 54
Tirmizi

خَيْرُ الْأَصْحَابِ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرُهُمْ لِصَاحِبِهِ، وَخَيْرُ الْجِيرَانِ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرُهُمْ لِجَارِهِ

Allah katında arkadaşların en hayırlısı arkadaşına hayırlı olandır. Komşuların en hayırlısı komşusuna hayırlı olandır.

Abdullah bin Amr·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 1990
Buhari

مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ

Cebrail bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki komşuyu komşuya varis kılacak sandım.

Aişe·Sahih·Sahih-i Buhari, 6014
Buhari

الصَّلَاةُ خَيْرُ مَوْضُوعٍ، فَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ يَسْتَكْثِرَ فَلْيَسْتَكْثِرْ

Namaz ne güzel bir ibadettir. Kim çok kılmaya güç yetirirse çok kılsın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 349
Buhari

لَا حَسَدَ إِلَّا فِي اثْنَتَيْنِ: رَجُلٌ آتَاهُ اللَّهُ الْقُرْآنَ فَهُوَ يَقُومُ بِهِ آنَاءَ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ

Yalnızca iki konuda gıpta edilir: Allah'ın kendisine Kur'an verdiği ve gece gündüz onunla amel eden kimse.

İbn Ömer·Sahih·Sahih-i Buhari, 609
Tirmizi

قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: افْتَرَضْتُ عَلَى أُمَّتِكَ خَمْسَ صَلَوَاتٍ وَعَهِدْتُ عِنْدِي عَهْدًا إِنَّهُ مَنْ جَاءَ بِهِنَّ فِي يَوْمِهِ ضَيَّعَهُنَّ كَانَ لَهُ عِنْدِي نُورٌ

Allah Teala: 'Ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve katımda bir söz verdim: Kim onları vaktinde kılarsa ona cenneti vereceğim' buyurdu.

Ebu Katade·Sahih·Sünen-i Tirmizi, 413
Müslim

لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا

İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta namaz kılmanın sevabını bilselerdi, bunun için kura çekmekten başka çare bulamazlardı.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 662
Nesai

أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ وَهُوَ سَاجِدٌ فَأَكْثِرُوا الدُّعَاءَ

Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde halidir. Öyleyse secdede çok dua edin.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i Nesai, 784
Tirmizi

التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الْأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ

Doğru ve güvenilir tüccar, nebiler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.

Ebu Hureyre·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 1210
Buhari

الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا، فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا

Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkça muhayyerdir. Doğru söyler ve ayıbı açıklarlarsa alışverişleri bereketlenir.

Hakim bin Hizam·Sahih·Sahih-i Buhari, 2079
İbn Mace

لَا يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ، وَلَا تَنَاجَشُوا

Biriniz diğerinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın ve malını suni fiyat artışı ile satmaya çalışmasın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i İbn Mace, 2146
Ebu Davud

إِنَّ الْبَيْعَ يَحْضُرُهُ الْحَلِفُ وَاللَّغْوُ فَشُوبُوهُ بِالصَّدَقَةِ

Alışverişte yemin ve boş söz bulunur. Onu sadaka ile karıştırın.

Kays bin Ebu Garaze·Sahih·Sünen-i Ebu Davud, 3326
Buhari

مَنِ اسْتَأْجَرَ أَجِيرًا فَلْيُعْلِمْهُ أَجْرَهُ

Bir işçi kiralayan, ücretini ona bildirsin.

Ebu Said·Sahih·Sahih-i Buhari, 2265
İbn Mace

طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ

İlim öğrenmek her müslümana farzdır.

Enes·Hasen·Sünen-i İbn Mace, 224
Tirmizi

مَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَلْتَمِسُ فِيهِ عِلْمًا سَهَّلَ اللَّهُ لَهُ طَرِيقًا إِلَى الْجَنَّةِ

Kim ilim öğrenmek için bir yol tutarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır.

Ebu Hureyre·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 2645
Müslim

لَا يَزَالُ لِسَانُكَ رَطْبًا مِنْ ذِكْرِ اللَّهِ

Dilin devamlı olarak Allah'ı zikretmekle yaş kalsın.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2674
Buhari

اللَّهُمَّ آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.

Enes·Sahih·Sahih-i Buhari, 6305
Ebu Davud

دَعْوَةُ الْمَرْءِ الْمُسْلِمِ لِأَخِيهِ بِظَهْرِ الْغَيْبِ مُسْتَجَابَةٌ

Müslümanın kardeşine gıyabında yaptığı dua kabul olunur.

Ebu'd-Derda·Sahih·Sünen-i Ebu Davud, 1282
Müslim

حَقُّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ خَمْسٌ: رَدُّ السَّلَامِ، وَعِيَادَةُ الْمَرِيضِ، وَاتِّبَاعُ الْجَنَائِزِ، وَإِجَابَةُ الدَّعْوَةِ، وَتَشْمِيتُ الْعَاطِسِ

Müslümanın diğer müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selamını almak, hastayı ziyaret, cenazeye katılmak, davete icabet, aksırana dua etmek.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2569
Buhari

مَرَرْنَا بِجِنَازَةٍ فَقَامَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَقُمْنَا

Bir cenazenin yanından geçtik. Peygamber (sav) ayağa kalktı, biz de kalktık.

Berâ·Sahih·Sahih-i Buhari, 1238
Tirmizi

مَنْ شَهِدَ الْجَنَازَةَ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا فَلَهُ قِيرَاطٌ، وَمَنْ شَهِدَهَا حَتَّى تُدْفَنَ فَلَهُ قِيرَاطَانِ

Cenazede namazı kılınıncaya kadar bulunan bir kırat, defnedilinceye kadar bulunan iki kırat sevap alır.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i Tirmizi, 1029
Buhari

عُودُوا الْمَرِيضَ وَأَطْعِمُوا الْجَائِعَ وَفُكُّوا الْعَانِيَ

Hastayı ziyaret edin, aç olanı doyurun, esirleri kurtarın.

Ebu Musa·Sahih·Sahih-i Buhari, 5642
Müslim

اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا وَصَغِيرِنَا وَكَبِيرِنَا

Allah'ım! Dirimizi de ölümüzü de, küçüğümüzü de büyüğümüzü de bağışla.

Sa'd bin Ebi Vakkas·Sahih·Sahih-i Müslim, 924
Buhari

عَجَبًا لِأَمْرِ الْمُؤْمِنِ، إِنَّ أَمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ، إِنْ أَصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَكَرَ فَكَانَ خَيْرًا لَهُ، وَإِنْ أَصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَكَانَ خَيْرًا لَهُ

Müminin durumu ne kadar hayret vericidir. Başına gelen her iş onun için hayırlıdır. Sevindiğinde şükreder hayır olur, üzüldüğünde sabreder hayır olur.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Buhari, 5647
Tirmizi

الدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ

Dünya müminin hapishanesi, kafirin cennetidir.

Ebu Hureyre·Hasen·Sünen-i Tirmizi, 2320
İbn Mace

انْظُرُوا إِلَى مَنْ أَسْفَلَ مِنْكُمْ وَلَا تَنْظُرُوا إِلَى مَنْ هُوَ فَوْقَكُمْ فَإِنَّهُ أَجْدَرُ أَنْ لَا تَزْدَرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ

Sizden aşağıda olana bakın, yukarıda olana bakmayın. Böylece Allah'ın nimetini küçümsememiş olursunuz.

Ebu Hureyre·Sahih·Sünen-i İbn Mace, 4103
Buhari

لَوْ أَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَوَكَّلُونَ عَلَى اللَّهِ حَقَّ تَوَكُّلِهِ لَرُزِقْتُمْ كَمَا يُرْزَقُ الطَّيْرُ، تَغْدُو خِمَاصًا وَتَرُوحُ بِطَانًا

Allah'a gereği gibi tevekkül etseniz, sabah aç çıkıp akşam tok dönen kuşlar gibi rızıklandırılırdınız.

Ömer·Sahih·Sahih-i Buhari, 6602
Müslim

إِنَّ اللَّهَ يَبْسُطُ يَدَهُ بِاللَّيْلِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ، وَيَبْسُطُ يَدَهُ بِالنَّهَارِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ اللَّيْلِ

Allah geceleyin gündüzün günahkârının tevbe etmesi için elini açar, gündüzün de gecenin günahkârı tevbe etsin diye elini açar.

Ebu Hureyre·Sahih·Sahih-i Müslim, 2749